Biyokütle Enerjisi

Biyokütle Enerjisi

Fosil yakıtların maliyet avantajını günden güne kaybetmesi, çevreye inanılmaz büyük zararlar vermesi gibi sebeplerden ötürü, fosil yakıtlara alternatif olarak birçok enerji elde etme yöntemi geliştirilmektedir. Bu yöntemlerden birkaç tanesi oldukça eski bazıları da yeni keşfedilmiştir. Günümüze kadar etkin olarak kullanılmayan bazı yöntemler de maliyet avantajının kazanılmasıyla beraber tekrar kullanılmaya başlanmıştır. Biyokütle enerjisine dair çalışmalar da oldukça eski tarihlere dayanıyor olmasına rağmen kullanımı henüz yirmi yıl kadar eskiye dayanmaktadır. Yirmi yıldan önceki tarihlerde ise kısıtlı ve dar bir çevre içerisinde yüksek yatırım bedeliyle kullanılabilen bu enerji türü günümüzde Dünyanın birçok yerinde aktif olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde de devlet destekli projeler, faizsiz krediler, hibeler ve garanti alımlar yoluyla biyokütle enerjisi geliştirilmekte ve ülke ekonomisine katılması sağlanmaktadır.

Biyokütle enerjisinde amaç sürdürülebilir bir enerji modelini biyokütleler üzerine inşa etmektir. Canlı mikroorganizmalar içeren bir habitatı biyokütle olarak tarif etmek mümkündür. Biyokütle enerjisi de karbonun enerji içeren formlarını içine alan enerji türü olarak ifade edilebilir. Amaç, biyokütleleri çeşitli formlara dönüştürerek enerji elde etmektir.

Klasik biyokütle yönteminde toplanan atıklar bir araya getirilir ve yakılır. Klasik biyokütle enerjisi elde etme yönteminde amaç genelde ısı enerjisi elde etmektir. Ülkemizin kırsal kesiminde hayvan dışkılarının toplanarak tezek haline getirilmesi ve sonrasında yakılması ve yönteme örnek olarak verilebilir. Ayrıca ilkel bazı BES’ler de biyokütlenin yakılmasıyla su ısıtmakta; ısınan suyun ortaya çıkardığı buhar ile de elektrik enerjisi üretmektedir ancak bu yöntem günümüzde geçerliliğini yitirmiştir.

Modern biyokütle enerjisi yönteminde ise toplanan atıklar (sadece hayvan gübresi değil bitkisel birçok kaynak atık olarak kullanılabilir) çeşitli formlara dönüştürülerek gaz veya sıvı halde yakıt elde edilmektedir. Elde edilen yakıt arzu edilen amaca göre yanma odasında veya bir mekanik aletin motorunda yakılmakta; biyokütle enerjisi çeşitli enerji türlerine dönüştürülmektedir.

Üretilen yakıtların karbon salınımı yok denecek kadar azdır. Bu sebepten ötürü biyokütle enerjisi, güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi gibi çevreci enerji üretim yöntemleri arasında sayılmaktadır. Üretildiği kaynağın sınırsız olması da biyokütleyi oldukça stratejik bir konuma sokmaktadır. Ülkemizde özellikle kırsal kesimlerde biyokütle enerjisi ile elektrik üretimi yoğundur. Hayvansal atıklardan elde edilen biyokütlenin bu tesislerde toplanması ve değerlendirilmesi sonrasında yüksek miktarlarda elektrik enerjisi elde edilmektedir. Ayıca bazı bireysel kullanımlarda da bir evin ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde biyokütle, elektrik üretimi amacıyla kullanılabilmektedir.

Biyokütle elde etmek amacıyla kullanılabilecek üç adet yöntem bulunmaktadır. Fiziksel yöntemler, ısıl yöntemler ve kimyasal yöntemler enerji elde etmek amacıyla kullanılabilecek yöntemler olarak sıralanabilir. Hangi yöntemle olursa olsun enerjiyi elde etmek için önce kaynağın toplanması gerekir. Biyokütle enerjisi elde etmek amacıyla hayvansal atıkların kullanılması oldukça verimlidir. Özellikle büyük hayvan çiftlikleri, hayvan dışkılarını atmak yerine biyoenerji santrallerinde değerlendirerek tesislerinin elektrik ihtiyacının neredeyse tamamını karşılamakta; gerektiğinde ise kurulan tesisler yardımıyla ülke şebekesine elektrik satmaktadır.

Biyokütle olarak tarif edilebilecek kaynaklar şunlardır: orman atıkları, tarım atıkları, hayvansal atıklar, organik çöpler. Ayrıca sadece biyokütle elde etmek amacıyla alg yetiştirilmesi, tarlalar ve ormanlar kurulması söz konusudur. Bu tarla ve ormanlarda enerji potansiyeli yüksek bitkiler yetiştirilip enerji üretmek amacıyla değerlendirilmektedir.

İnsan ve hayvan dışkısı biyoenerji elde etmek amacıyla kullanılabilecek en iyi ve tükenmez iki kaynaktır. Günümüzde Çin, insan dışkısından ülkesinde ihtiyaç duyulan elektriğin fark edilebilir bir kısmını üretmektedir. Bölgesel çapta kurulan küçük çaplı biyokütle santralleri sayesinde bir mahallenin veya bir bölgenin tüm insan dışkıları toplanmakta, tesiste kimyasal işleme tabi tutularak ayrılmakta ve sonrasında yine aynı mahalleye enerji olarak gönderilmektedir. Özellikle büyük çapta şehir şebekesinden ayrılan dağlık veya kırsal kesimlerin elektrik enerjisine kavuşturulması ve bu işlemin sürdürülebilir olması noktasında Çin’in uyguladığı politika oldukça etkili olmaktadır. Almanya gibi çevreci enerjilere tam destek veren ülkelerde de biyokütle enerjisinin elektrik enerjisine çevrilmesine dair büyük santraller kurulmakta ve garanti alımlar yardımıyla bu santraller devlet tarafından desteklenmektedir.

Ülkemiz de GES ve RES’lere ek olarak genellikle hayvan çiftliklerinin veya hayvancılıkla geçinen bölgelerin merkezine kurulan BES’lere büyük destek sunmaktadır. Elektrik kullanımının yoğun olduğu bu bölgelerin ulusal şebekeden aldıkları payın düşürülerek yabancı ülkelere olan bağımlılığın azaltılması amacıyla garanti alım sözleşmeleri dahilinde bu bölgelerin ürettiği elektrik alınmakta; vergi indirimleri ile de yatırımcıya kâr marjı bırakılmaktadır.

Özellikle biyokütlenin biyoenerjiye dönüştürülmesinde yakma tekniğinin kullanılmadığı modern santraller çevreye duyarlıdır. Atıkların bu alanlarda değerlendirilerek ayrıştırılması, ayrıştırılamayanların ise uygun koşullarda saklanması çevrenin korunması çift yönlü katkı sağlamaktadır. Standart bir biyoenerji santrali tonlarca karbonun doğaya salınımını engellemektedir. Ayrıca suya karıştığında ciddi kirlilik tehlikesi oluşturan yağların da değerlendirilerek enerjiye dönüştürülmesini sağlamaktadır.

Biyodizel gibi kimi yöntemler sayesinde araçların fosil yakıtlara ihtiyaç duymadan hareket etmesinin de önü açılmaktadır. Biyodizel kullanan araçların performanslarının, fosil yakıt kullananlara göre daha fazla olması; maliyet avantajının sağlanması gibi durumlardan ötürü özellikle Almanya olmak üzere birkaç gelişmiş ülkede araçlarda biyodizel kullanımı teşvik edilmektedir. Aynı şekilde uçakların hareket kabiliyetinin sağlanması noktasında da özel üretilen biyodizeller kullanılabilmektedir. Bu yakıt türünün fosil yakıtlarla karıştırılarak kullanılabiliyor olması da karbon salınımının azaltılmasını sağlayarak çevreci bir çözüm getirmektedir.

Santral Enerji

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Optimum Kullanımı

Detaylı Bilgi Almak İçin